Sınır tanımayan sansür mesaisi: Başbakan telefon etti, Habertürk’ten üç kişi atıldı!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Habertürk Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Saraç, HaberTürk Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı ve Başbakan’ın BaşdanışmanıYalçın Akdoğan arasında geçtiği belirtilen telefon görüşmelerinin BirGün gazetesinde yayımlanan kaydına göre, eleştirel bir sağlık haberi üzerine gazeteden üç kişinin işine son verildi.
 
Sosyal medyaya yansıyan ve BirGün’de yayımlanan haber özetle şöyle:
 
Yayınladığı tapelerle AKP hakkındaki yolsuzluk iddialarını gündeme taşıyan Haramzadeler isimli Twitter hesabından bir ses kaydı daha yayınlandı. Daha önce yayımlanan bir başka kayıtta MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli‘nin açıklamalarının HaberTürk TV’deki altyazıdan kaldırılmasını isteyen Başbakan Erdoğan, yeni kayda göre, gazetede yayımlanan bir sağlık haberi için Saraç’ı arıyor. Çeşitli görüşmelerden sonra Fatih Saraç haberi yapan 3 gazeteciyi işten attırdığını Başbakan’ın Başdanışmanı ve AKP Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan‘a aktarıyor.
 
Youtube’de Haramzadeler Collection adlı bir kullanıcı tarafından yayınlanan ses kayıtlarındaki iddiaya göre, Başbakan Erdoğan, Habertürk gazetesinin 24 Ekim 2013 tarihli sayısındaki 24. sayfada yer alan “Bu mu sağlıkta çağ atladığı iddiasında olan Türkiye” başlıklı sağlık haberi için yayın grubunun Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Saraç’ı arıyor. Habere dair Erdoğan “Bizim sağlıkta yaptıklarımızı görmemezlikten gelmek bizi üzüyor. El insaf edin yani, böyle başlık nasıl atıyorsunuz ya” diyor. Fatih Saraç ise Erdoğan’a karşılık olarak “Kaçak olmuş, Bu bir ayıptır efendim” dedikten sonra Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu‘nu birinci sayfadan haber yaptıracağını söylüyor.
 
Saraç, ikinci görüşmede Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı‘yı arayarak Erdoğan ile konuşmasını aktarıyor. Kayda göre, Altaylı, “Aklıma da gelmedi değil” karşılığını veriyor ve Müezzinoğlu’nu bizzat arayacağını söylüyor.
 
Saraç daha sonra da Başbakan’ın Başdanışmanı Yalçın Akdoğan’ı arayarak editör ve haberi yapan 3 kişinin işten çıkarıldığını haber veriyor. Yalçın Akdoğan, haberin kasıtlı yapılıp yapılmadığını sorunca Saraç “Tabii, gece 2’de girmişler” karşılığını veriyor.
 
Gazetecilerin işten çıkarılması, yaşandığı tarihte de gazetelere haber olurken, Fatih Altaylı da 25 Eylül 2013 tarihli köşesinde “Eleştiriye evet, nankörlüğe hayır” başlıklı yazısıyla ilgili haberl eleştirmişti. Altaylı’nın o yazısı şöyle: 
 
 
Haramzadeler hesabından paylaşılan ses kayıtlarında konuşulanların tam metni şöyle:
 

24.09.2003 tarihli birinci görüşme

 
Recep Tayyip Erdoğan: Yav Fatih bugün gazetede 24. sayfada “Bu mu sağlıkta çağ atladı iddiasında olan Türkiye” diye neredeyse tam sayfa bir yazı var. Yani bir yerde…
Mehmet Fatih Saraç: Kaçak var.
Recep Tayyip Erdoğan: Bir olay olmuş, yani şöyle. yani 3 buçuk kilo çocuk işte annesi her yere başvurulduğunu söylüyor, ilgilenilmediği şudur, budur buna benzer şeyler. Olayında…
Mehmet Fatih Saraç: Anladım efendim.
Recep Tayyip Erdoğan: Ardından bana mektup yazdığını söylemiş, başka yerlere yazmış ki bana mektup gelmez, zaten mektuplar AKİM’e (AKP İletişim Merkezi) gider.
Mehmet Fatih Saraç: Anladım efendim. 
Recep Tayyip Erdoğan: Yani şimdi bu atılırken bizim bütün bu sağlıkta yaptıklarımızı görmemezlikten gelmek ya bizi üzüyor ya böyle şey olur mu ya…
Mehmet Fatih Saraç: Anladım yok efendim yok hiç hiç… Efendim bu ayıptır.
Recep Tayyip Erdoğan: El insaf edin ya. Nasıl böyle bir başlık atıyorsunuz ya!
Mehmet Fatih Saraç: Bu bir ayıptır efendim, bu bir ayıptır.
Recep Tayyip Erdoğan: Ama ayıp ama bak işte şimdi bu buraya atıldığı zaman bu başlık gel de bunu artık sil çıkar.
Mehmet Fatih Saraç: Anlaşılmıştır efendim, ben şimdi Mehmet Müezzinoğlu beyi, birinci sayfadan haber yapıyorum.
Recep Tayyip Erdoğan: Yani bizim Türkiye’de yapmadığımız iş yok neler yapıyoruz neler burada yani adeta. Bakracı dolduruyoruz ondan sonra bir tekme vuruyorsunuz yıkıyorsunuz. 
Mehmet Fatih Saraç: Anladım.
Recep Tayyip Erdoğan: Dün de orada sen orayı görüyorsun yani biz kalkıp da…
Mehmet Fatih Saraç: Anladım.
Recep Tayyip Erdoğan: Bu yayınları A’dan Z’ye takip edemeyiz ki biz. 
Mehmet Fatih Saraç: Doğrudur efendim. Bizim ayıbımız. Tekerrür etmeyecektir efendim emriniz olur. Mehmet Bey’i şimdi hemen birinci sayfadan haber yaptıracağım.
Recep Tayyip Erdoğan: peki hayırlı günler.
Mehmet Fatih Saraç: Oldu efendim, özür dileriz.
 

2. görüşme: Fatih Altaylı-Fatih Saraç

 
Mehmet Fatih Saraç: Başbakan şimdi aradı. Biz bu kadar gayret edelim. Sağ olasın, teşekkür ederim dedi.
Fatih Altaylı: Aklıma da gelmedi değil. 
Mehmet Fatih Saraç: Müezzinoğlu’nu ara da hemen bir demeç verelim.
Fatih Altaylı: Tamam tamam. 
Mehmet Fatih Saraç: Ama çok ağır konuştu
Fatih Altaylı: Tamam tamam.
Mehmet Fatih Saraç: Hemen arattır Müezzinoğlu’nu.
Fatih Altaylı: Tamam tamam.
Mehmet Fatih Saraç: Kendin ara veya.
Fatih Altaylı: Tamam tamam.
 

3. görüşme: Fatih Altaylı-Fatih Saraç

 
Mehmet Fatih Saraç: Alo adaş! Haberi nasıl yapmak lazım?
Fatih Altaylı: Bakanlık diyecek ki, bize ulaşmış bilgi yoktu. Olsaydı gereken her şeyi yapardık. Oradaki hastanenin hatası diyecek. 
Mehmet Fatih Saraç: Mehmet Bey’e ulaşabildin mi?
Fatih Altaylı: Arıyorum şimdi, ben arıyorum.
Mehmet Fatih Saraç:Tamam adaş.
 

4. görüşme: Fatih Altaylı-Fatih Saraç

 
Fatih Altaylı: Sağlık Bakanı yurt dışındaymış ne yapalım?
Mehmet Fatih Saraç: Müsteşarların biriyle konuş ya.
Fatih Altaylı: Tamam abi. 
Mehmet Fatih Saraç:Televizyona aldırayım telefonla Bakan’ı.
 

5. görüşme

 
Mehmet Fatih Saraç: Benim baktığım tablette birinci sayfada yok. 24’üncü sayfada da yok. ‘Namus Fukaraları’ bunu saat 2’de girmişler. İstanbul baskısında var. Ankara ve Anadolu baskısında da yok. Benden kaçırarak gizlice içeri sokmuşlar onu.
Karşıdaki kişi: Operasyon yapmışlar yani.
Mehmet Fatih Saraç: Evet. Ankara’da yok. Nilgün’ü arıyorum. Sağlık Bakanlığı ile ilgili 24’üncü sayfada çok olumsuz bir haber var. Sağlık Bakanlığı’nı arayıp haber yapın diyorum. 24. sayfada öyle bir haber yok diyor. Sadece İstanbul baskısında var. Gece saat 2’de girmişler. Yani Anadolu’da yok. Hiç bir yerde yok. Ama bu yine de bu benim eşekliğim. Allah kahretsin
 
 

6. görüşme: Mehmet Fatih Saraç- Yalçın Akdoğan

 
Yalçın Akdoğan: Efendim. 
Mehmet Fatih Saraç: Haberi yapan 3 kişi toptan gittiler. Bilgin olsun.
Yalçın Akdoğan: Evet, bu kasıtlı mı?
Mehmet Fatih Saraç: Tabi, saat 2’de girmişler.
Yalçın Akdoğan: Hım, tamam.
Mehmet Fatih Saraç: Sekreteri dahil hepsini…
Yalçın Akdoğan: Oldu, görüşürüz canım peki.

 

Advertisements

About yavuzbaydar

Yavuz Baydar has been an award-winning Turkish journalist, whose professional activity spans nearly four decades. In December 2013, Baydar co-founded the independent media platform, P24, Punto24, to monitor the media sector of Turkey, as well as organizing surveys, and training workshops. Baydar wrote opinion columns, in Turkish, liberal daily Ozgur Dusunce and news site Haberdar, and in English, daily Today's Zaman, on domestic and foreign policy issues related to Turkey, and media matters, until all had to cease publications due to growing political oppression. Currently, he writes regular chronicles for Die Süddeutsche Zeitung, and opinion columns for the Arab Weekly, as well as analysis for Index on Censorship. Baydar blogs with the Huffington Post, sharing his his analysis and views on Turkish politics, the Middle East, Balkans, Europe, U.S-Turkish relations, human rights, free speech, press freedom, history, etc. His opinion articles appeared at the New York Times, the Guardian, El Pais, Svenska Dagbladet, and Al Jazeera English online. Turkey’s first news ombudsman, beginning at Milliyet daily in 1999, Baydar worked in the same role as reader representative until 2014. His work included reader complaints with content, and commentary on media ethics. Working in a tough professional climate had its costs: he was twice forced to leave his job, after his self-critical columns on journalistic flaws and fabricated news stories. Baydar worked as producer and news presenter in Swedish Radio &TV Corp. (SR) Stockholm, Sweden between 1979-1991; as correspondent for Scandinavia and Baltics for Turkish daily Cumhuriyet between 1980-1992, and the BBC World Service, in early 1990's. Returning to Turkey in 1994, he worked as reporter and ediytor for various outlets in print, as well as hosting debate porogrammes in public and private TV channels. Baydar studied informatics, cybernetics and, later, had his journalism ediucatiob in the University of Stockholm. Baydar served as president of the U.S. based International Organizaton of News Ombudsmen (ONO) in 2003. He was a Knight-Wallace Fellow at University of Michigan in 2004. Baydar was given the Special Award of the European Press Prize (EPP), for 'excellence in journalism', along with the Guardian and Der Spiegel in 2014. He won the Umbria Journalism Award in March 2014 and Caravella/Mare Nostrum Prize in 2015; both in Italy. Baydar completed an extensive research on self-censorship, corruption in media, and growing threats over journalism in Turkey as a Shorenstein Fellow at the Kennedy School of Government at Harvard.
This entry was posted in Turkey and tagged , . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s