Turkish miners say they were given nonfunctional gas masks

The gas masks given to workers in a coal mine in Soma, a district of western Manisa province, where a tragic explosion and blaze killed 301 people last week, were produced in 1993, and their filters had expired years before the disastrous accident, according to miners. 

The reasons behind the country’s worst mining disaster are still not clear, but all 301 miners apparently lost their lives due to carbon monoxide poisoning. It was probably not possible to determine any rise in the level of carbon monoxide in the mine, if, as maintained by mine workers, the carbon monoxide sensors were not operating.  

In earlier statements, the managers of the Soma mine said they had given workers gas masks that could provide the workers with oxygen for 45 minutes. However, this is not true, according to miners who were saved from last week’s disaster.  

The gas masks handed out to miners in Soma were produced in China in 1993, and their filters expired several years ago, according to the rescued miners. While modern gas masks have the capacity to provide oxygen for up to two hours, these masks were too old to function.

Barış Kılıç, a miner who was saved from the accident, spoke to reporters on Wednesday, showing them a gas mask given to miners by Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. (Soma Mining Company), which operates the mine. “I have worked for this mine for nine years. All workers were given these masks. We did not know how to operate them when they first gave us the gas masks,” Kılıç said, adding that miners were given a lecture on how to operate the gas masks later. 

“The gas masks date back to 1993. There is Chinese writing and numbers on the gas masks. We do not know what it means. Most of the masks are moldy. It is very hard to use the masks,” the miner said. 

Kılıç also said he was fined TL 300 in 2007 because he opened the gas mask by mistake. “When the mask was opened, they [the mine managers] wanted me to return the mask to the mine’s depot. But I had already paid for it, so I refused to return the mask and took it to my house,” he noted. 

The basic gas masks have a clip that is placed on the nose. This prevents the user from inhaling carbon monoxide. A simple device is then placed in the mouth to help the user inhale oxygen through a carbon monoxide filter.

According to Kılıç, such primitive gas masks are used in many coal mines, not only the one in Soma. 

Media reports allege that these masks cost only $30, or as low as $17 in bulk. Modern gas masks, on the other hand, cost around $350. 

An official from a company that sells gas masks told the Radikal daily on Thursday that modern gas masks, which are mostly produced in European countries, cost between TL 700 and TL 900. These masks, according to the official, who asked to remain anonymous, are able to provide the user with oxygen for up to 75 minutes. When asked about the masks used in the Soma coal mine, the official said those masks would not function because they are too old and simple. They might have provided oxygen for a maximum of five minutes, he noted.

About yavuzbaydar

Yavuz Baydar 39 yıllık gazeteci. Mesleğe İsveç Radyosu'nda muhabir olarak başladı, oradan TV ve yazılı basına geçti. Sırasıyla Cumhuriyet İsveç muhabirliği, BBC Türkçe Servisi'nde yapımcı-sunuculuk, Yeni Yüzyıl'da dış haberler servis şefliği, Milliyet'te editörlük yaptı. 1999 yılı başında Milliyet Okur Temsilcisi olarak, medyada kurumsal bir 'özdenetim' yapısı olan ombudsmanlığı Türkiye'ye tanıtan ve ilk uygulayan kişi oldu. Bu görevi Milliyet ardından Sabah'ta da sürdürdü. Toplam 15 yıl süren bu görevi nedeniyle dünyanın en kıdemli ve 'uzman' ombudsmanlarından biri sayılıyor. Baydar, merkezi ABD'de bulunan Dünya Medya Ombudsmanları Örgütü'nde (ONO) başkanlık ve yürütme kurulu üyeliğini de üstlendi. Türkiye'ye döndüğü 1990'lı yılların ortasından bu yana çeşitli TV kanallarında başta Soru-Cevap olmak üzere çok sayıda analiz-tartışma programını hazırlayıp sunmuş olan Baydar, düzenli olarak Süddeutsche Zeitung ve The Arab Weekly için yorumlar yazmakta. Baydar, Ocak 2014'te bir grup meslektaşı ile beraber medya bağımsızlığı ve özgürlüğü alanında çalışmalar yürütmek üzere Bağımsız Gazetecilik Platformu'nun (P24) kurucu üyeleri arasında yer aldı. 2000 yılında 'Okur Temsilcisi' olarak yaptığı çalışmalar nedeniyle Çağdaş Gazeteciler Derneği'nin (ÇGD) Özel Ödülü'ne layık bulunan Baydar, 2014 yılında da, Avrupa'nın 'Pulitzer'i sayılan Avrupa Basın Ödülü'nü (EPP) 'meslekte mükemmeliyet' tanımlamasıyla aldı. 2004'te Michigan Üniversitesi'nde Knight-Wallace Araştırma Bursu ile 'Ortadoğu, demokrasi ve medya' konulu mesleki çalışmalar yapan Baydar, 2014 sonbaharında da Harvard Üniversitesi'ne bağlı Kennedy School'da 'Shorenstein Fellow' olarak Türkiye medyasında sansürün ve mali yozlaşmanın yayılmasını ele alan uzun bir rapor yayınladı. Baydar ayrıca Guardian, El Pais, New York Times gibi gazetelere de aralıklı olarak yorum ve analiz makaleleri yazıyor.
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s