Turkey’s Constitutional Court lifts ban on YouTube

Turkey’s Constitutional Court decided on Thursday afternoon to lift a ban imposed on popular video sharing platform YouTube, a block which resulted in Turkey attracting extensive criticism from the international community.

The court said the ban was a violation of human rights.

The top court will now send its ruling to the Telecommunications Directorate (TİB) and the Ministry of Transport, Maritime and Communication for the ban to be lifted.

TİB blocked access to YouTube on March 27, hours after a leaked voice recording that features the voices of the foreign minister, intelligence chief and a top army general discussing the developments in neighboring war-torn Syria was uploaded onto the website.

In the recording that reportedly caused the ban on YouTube, Foreign Minister Ahmet Davutoğlu, National Intelligence Organization (MİT) Undersecretary Hakan Fidan, Foreign Ministry Undersecretary Feridun Sinirlioğlu and Deputy Chief of General Staff Gen. Yaşar Güler can be heard discussing a possible intervention in Syria and potential world responses.

The move to block YouTube came days after a ban was introduced on Twitter, where users had shared links to voice recordings that allegedly served as proof of Prime Minister Recep Tayyip Erdoğan as well as some of the members of his family and ministers being involved in graft.

On April 4, the Ankara court that had blocked nationwide access to YouTube canceled its ruling following a petition for an appeal against the ban. The decision came shortly after the Constitutional Court found the ban on Twitter to be a violation of free speech.

The government views the ban on Twitter and YouTube, which placed Turkey in the league of undemocratic countries in the world, as an essential measure to protect citizens’ privacy.

“Twitter, mwitter!” Erdoğan told thousands of supporters at a rally ahead of March 30 local elections. “We will wipe out all of these,” said Erdoğan, who has said the corruption scandal is part of a smear campaign by his political enemies.

“The international community can say this, can say that. I don’t care at all. Everyone will see how powerful the Republic of Turkey is,” he said in a characteristically unyielding tone.

Last month, the prime minister appealed to the Constitutional Court, complaining that court orders about the violations of his and his family’s rights on social media are not implemented.

Erdoğan said in his complaint that he and his family had been subjected to illegal wiretapping, and that his right to privacy as well as freedom of communication were violated.

About yavuzbaydar

Yavuz Baydar 39 yıllık gazeteci. Mesleğe İsveç Radyosu'nda muhabir olarak başladı, oradan TV ve yazılı basına geçti. Sırasıyla Cumhuriyet İsveç muhabirliği, BBC Türkçe Servisi'nde yapımcı-sunuculuk, Yeni Yüzyıl'da dış haberler servis şefliği, Milliyet'te editörlük yaptı. 1999 yılı başında Milliyet Okur Temsilcisi olarak, medyada kurumsal bir 'özdenetim' yapısı olan ombudsmanlığı Türkiye'ye tanıtan ve ilk uygulayan kişi oldu. Bu görevi Milliyet ardından Sabah'ta da sürdürdü. Toplam 15 yıl süren bu görevi nedeniyle dünyanın en kıdemli ve 'uzman' ombudsmanlarından biri sayılıyor. Baydar, merkezi ABD'de bulunan Dünya Medya Ombudsmanları Örgütü'nde (ONO) başkanlık ve yürütme kurulu üyeliğini de üstlendi. Türkiye'ye döndüğü 1990'lı yılların ortasından bu yana çeşitli TV kanallarında başta Soru-Cevap olmak üzere çok sayıda analiz-tartışma programını hazırlayıp sunmuş olan Baydar, düzenli olarak Süddeutsche Zeitung ve The Arab Weekly için yorumlar yazmakta. Baydar, Ocak 2014'te bir grup meslektaşı ile beraber medya bağımsızlığı ve özgürlüğü alanında çalışmalar yürütmek üzere Bağımsız Gazetecilik Platformu'nun (P24) kurucu üyeleri arasında yer aldı. 2000 yılında 'Okur Temsilcisi' olarak yaptığı çalışmalar nedeniyle Çağdaş Gazeteciler Derneği'nin (ÇGD) Özel Ödülü'ne layık bulunan Baydar, 2014 yılında da, Avrupa'nın 'Pulitzer'i sayılan Avrupa Basın Ödülü'nü (EPP) 'meslekte mükemmeliyet' tanımlamasıyla aldı. 2004'te Michigan Üniversitesi'nde Knight-Wallace Araştırma Bursu ile 'Ortadoğu, demokrasi ve medya' konulu mesleki çalışmalar yapan Baydar, 2014 sonbaharında da Harvard Üniversitesi'ne bağlı Kennedy School'da 'Shorenstein Fellow' olarak Türkiye medyasında sansürün ve mali yozlaşmanın yayılmasını ele alan uzun bir rapor yayınladı. Baydar ayrıca Guardian, El Pais, New York Times gibi gazetelere de aralıklı olarak yorum ve analiz makaleleri yazıyor.
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s