With a mouthpiece like TRT, wave goodbye to democratisation

If anyone these days cares to measure the state of journalism and its role in informing the Turkish public at the critical juncture of the election, a look into the row involving the Turkish Radio and Television Corporation (TRT) should be sufficient.

Along with the semi-official Anatolia news agency, Turkey’s publicly financed broadcaster seems to have secured its position as the full-scale mouthpiece of Prime Minister Recep Tayyip Erdoğan.

The recent shouting match and the vote at the state regulatory body, the Supreme Board of Radio and Television (RTÜK), reveals how the government maximized its control over the vast TRT network, as part of its campaign for a power grab.

It was Selahattin Demirtaş, presidential candidate of the pro-Kurdish Peoples’ Democratic Party (HDP), who raised the alarm. He said that his main rival, Erdoğan, appeared on air for a total of 305 minutes on TRT Türk, while he and Ekmeleddin İhsanoğlu, the joint candidate of the Republican People’s Party (CHP) and the Nationalist Movement Party (MHP), were completely censored.

According to Demirtaş, the main channel of the public broadcaster, TRT 1, has so far devoted 24 minutes to Erdoğan, two minutes to İhsanoğlu and none to him. He said the news channel TRT Haber broadcast 204 minutes of the prime minister, 80 seconds of İhsanoğlu and 45 seconds of him.

Article 5 of the TRT Law states the corporation is obliged to “produce sufficient broadcasts on subjects of interest to the public in order to enable the healthy and free development of public opinion; produce broadcasts that are impartial; and should not be used as an instrument for the interests of a political party, group, interest group, belief or idea.”

When the issue was brought to the RTÜK, the discussion between the Justice and Development Party (AKP)-affiliated members and the others turned into an ugly shouting match. At the end, the RTÜK voted by a majority of AKP members that the TRT had no bias.
Fierce partisanship blocking journalism is nothing new. The TRT’s test case had been under exposure already during the March 30 elections, when its enormous pro-government stance had led to shocking reports and RTÜK for the first time in its history delivering a warning to the TRT.

To read my latest op column, click here.

About yavuzbaydar

Yavuz Baydar 39 yıllık gazeteci. Mesleğe İsveç Radyosu'nda muhabir olarak başladı, oradan TV ve yazılı basına geçti. Sırasıyla Cumhuriyet İsveç muhabirliği, BBC Türkçe Servisi'nde yapımcı-sunuculuk, Yeni Yüzyıl'da dış haberler servis şefliği, Milliyet'te editörlük yaptı. 1999 yılı başında Milliyet Okur Temsilcisi olarak, medyada kurumsal bir 'özdenetim' yapısı olan ombudsmanlığı Türkiye'ye tanıtan ve ilk uygulayan kişi oldu. Bu görevi Milliyet ardından Sabah'ta da sürdürdü. Toplam 15 yıl süren bu görevi nedeniyle dünyanın en kıdemli ve 'uzman' ombudsmanlarından biri sayılıyor. Baydar, merkezi ABD'de bulunan Dünya Medya Ombudsmanları Örgütü'nde (ONO) başkanlık ve yürütme kurulu üyeliğini de üstlendi. Türkiye'ye döndüğü 1990'lı yılların ortasından bu yana çeşitli TV kanallarında başta Soru-Cevap olmak üzere çok sayıda analiz-tartışma programını hazırlayıp sunmuş olan Baydar, düzenli olarak Süddeutsche Zeitung ve The Arab Weekly için yorumlar yazmakta. Baydar, Ocak 2014'te bir grup meslektaşı ile beraber medya bağımsızlığı ve özgürlüğü alanında çalışmalar yürütmek üzere Bağımsız Gazetecilik Platformu'nun (P24) kurucu üyeleri arasında yer aldı. 2000 yılında 'Okur Temsilcisi' olarak yaptığı çalışmalar nedeniyle Çağdaş Gazeteciler Derneği'nin (ÇGD) Özel Ödülü'ne layık bulunan Baydar, 2014 yılında da, Avrupa'nın 'Pulitzer'i sayılan Avrupa Basın Ödülü'nü (EPP) 'meslekte mükemmeliyet' tanımlamasıyla aldı. 2004'te Michigan Üniversitesi'nde Knight-Wallace Araştırma Bursu ile 'Ortadoğu, demokrasi ve medya' konulu mesleki çalışmalar yapan Baydar, 2014 sonbaharında da Harvard Üniversitesi'ne bağlı Kennedy School'da 'Shorenstein Fellow' olarak Türkiye medyasında sansürün ve mali yozlaşmanın yayılmasını ele alan uzun bir rapor yayınladı. Baydar ayrıca Guardian, El Pais, New York Times gibi gazetelere de aralıklı olarak yorum ve analiz makaleleri yazıyor.
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s