Why Iran is the key for Kurdish independence

Despite their cunningly tactical and determined backing of their own peace process, Turkey’s from-head-to-toes-politicized Kurds are raising their voices to make Prime Minister Recep Tayyip Erdoğan choose: either the Kurds of the entire region, including the Kurdistan Workers’ Party (PKK), or the Islamic State of Iraq and the Levant (ISIL).

Selahattin Demirtaş, the presidential candidate of the pro-Kurdish Peoples’ Democratic Party (HDP), said on Saturday that ISIL is a big international network, a frontline terrorist organization. “It targets the Kurds today. But if it captures Kobani [Ayn al Arab, northern Syria], it will enter Turkey’s Hatay province in 15 days and will reach Adana in a month. If Turkey remains silent before ISIL’s assaults in Syria’s Rojava region and thinks it will wait and see if ISIL can finish off the Democratic Union Party [[PYD), a PKK-backed Syrian Kurds’ organization], we can witness those ISIL terrorists capture some parts of Hatay. The situation is very dangerous, very grave.”

Almost simultaneously, the Kurdistan Communities Union (KCK), the local political network of the PKK, issued a severe warning to the Justice and Development Party (AKP) government.

“The AKP must leave its ‘three monkeys’ policies. The settlement process in the ‘north’ [Turkey’s predominantly Kurdish part] and supporting ISIL in Rojava cannot go together. The AKP should either support ISIL or respect the spirit of the peace process. Otherwise, the spillover of the revolution from Rojava and vice versa will be inevitable. No force will be able to stop this.”

The lack of clarity from Turkey and Iran on the Kurdish issue only adds to the great elusiveness of the situation.

A multi-faceted analysis is of the essence from now on. One of the most valuable comes from Arzu Yılmaz, an outstanding expert on Kurdish issues. Her latest article, posted by diken.com.tr, shines a lot of light on how local players position themselves. Here are some key points:

* The KRG’s declared referendum in September may not lead to independence, but to a crucial threshold.

* The biggest issue is Rojava. It has energy resources and the potential to open the region to the Mediterranean Sea. It remains a trump card in the PKK’s hands when independence is called for.

* After Mohammed Morsi’s fall, the Syrian Sunni opposition collapsed. This led Turkey to increase support to Islamist extremism, “subcontracting” their forces against the PYD’s advances in Rojava.

* Barzani felt he had to act realistically. He has gotten closer to the AKP, but failed in his efforts in Rojava. Barzani and the KRG have in fact no issues with Iraq’s Shiites. Getting closer to Ankara meant that the KRG could control its own future against ISIL. Ankara also helped the KRG to “harmonize” with Turkmens of the region.

* But the PKK has flexed its muscles since the start of this year. Stopping a withdrawal of its rebels from Turkey, it moved closer to Talabani’s Patriotic Union of Kurdistan (PUK), which saw such an alliance as a way to strengthen itself in Iraqi Kurdistan and be influential in Rojava. Iran backed this move discreetly, and stood behind PUK in KRG formations.

* But ISIL’s advances into Iraq complicated things. Loss of border crossings meant that the Iran-Syria line was jeopardized, thus the battles for Kobane in Rojava gained importance for strategic control.

* Meanwhile, relations between Masoud Barzani’s Kurdistan Democratic Party (KDP) and PUK have become tense. PUK refuses to be part of Barzani’s move to pull out of Iraq’s parliament, and it is seen as a message by Iran telling Barzani that “an independent Kurdistan will be one of the KDP and not PUK.”

* So, the plot thickens: While an Iranian-PUK alliance is under way to “balance” the Turkish-KDP axis, the PKK is doing its outmost to stand firm, keeping Rojava. While PUK shows some moves to reach out to Ankara, the PKK is trying not to burn any bridges with Barzani. A delicate game, indeed. It exposes Ankara’s dilemma: Not only must the AKP clarify its choice between the PKK and ISIL, but also its stance on the ruler of Damascus, because of Iran.

It is safe to say, at the current juncture, that whatever happens in Rojava will determine to a great deal the path to independence of Kurdistan, but also seal the destiny — or eventual success — of the demands of Turkey’s Kurds.

About yavuzbaydar

Yavuz Baydar 39 yıllık gazeteci. Mesleğe İsveç Radyosu'nda muhabir olarak başladı, oradan TV ve yazılı basına geçti. Sırasıyla Cumhuriyet İsveç muhabirliği, BBC Türkçe Servisi'nde yapımcı-sunuculuk, Yeni Yüzyıl'da dış haberler servis şefliği, Milliyet'te editörlük yaptı. 1999 yılı başında Milliyet Okur Temsilcisi olarak, medyada kurumsal bir 'özdenetim' yapısı olan ombudsmanlığı Türkiye'ye tanıtan ve ilk uygulayan kişi oldu. Bu görevi Milliyet ardından Sabah'ta da sürdürdü. Toplam 15 yıl süren bu görevi nedeniyle dünyanın en kıdemli ve 'uzman' ombudsmanlarından biri sayılıyor. Baydar, merkezi ABD'de bulunan Dünya Medya Ombudsmanları Örgütü'nde (ONO) başkanlık ve yürütme kurulu üyeliğini de üstlendi. Türkiye'ye döndüğü 1990'lı yılların ortasından bu yana çeşitli TV kanallarında başta Soru-Cevap olmak üzere çok sayıda analiz-tartışma programını hazırlayıp sunmuş olan Baydar, düzenli olarak Süddeutsche Zeitung ve The Arab Weekly için yorumlar yazmakta. Baydar, Ocak 2014'te bir grup meslektaşı ile beraber medya bağımsızlığı ve özgürlüğü alanında çalışmalar yürütmek üzere Bağımsız Gazetecilik Platformu'nun (P24) kurucu üyeleri arasında yer aldı. 2000 yılında 'Okur Temsilcisi' olarak yaptığı çalışmalar nedeniyle Çağdaş Gazeteciler Derneği'nin (ÇGD) Özel Ödülü'ne layık bulunan Baydar, 2014 yılında da, Avrupa'nın 'Pulitzer'i sayılan Avrupa Basın Ödülü'nü (EPP) 'meslekte mükemmeliyet' tanımlamasıyla aldı. 2004'te Michigan Üniversitesi'nde Knight-Wallace Araştırma Bursu ile 'Ortadoğu, demokrasi ve medya' konulu mesleki çalışmalar yapan Baydar, 2014 sonbaharında da Harvard Üniversitesi'ne bağlı Kennedy School'da 'Shorenstein Fellow' olarak Türkiye medyasında sansürün ve mali yozlaşmanın yayılmasını ele alan uzun bir rapor yayınladı. Baydar ayrıca Guardian, El Pais, New York Times gibi gazetelere de aralıklı olarak yorum ve analiz makaleleri yazıyor.
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s