Turkish Alevi associations declare support for Erdoğan’s rival in presidential race

An umbrella organization of some 900 Alevi groups announced on Friday that it will support the joint candidate of the main opposition parties, Ekmeleddin İhsanoğlu, in Turkey’s presidential election this Sunday.
The Federation of Alevi Foundations (AVF), which represents 600 cemevi associations and 300 local Alevi community associations, made the announcement at a press conference at an İstanbul cemevi, or Alevi place of worship.
“We, as the oppressed people of this country who long for a country in which women laugh freely and decide on their own how many children they should have and where cemevis are accepted as places of worship, have decided to support Ekmeleddin İhsanoğlu,”AVF leader Cemal Canpolat said at the press conference.
He said the main reason why the AVF decided to support İhsanoğlu was that he respected the principle of secularism and modernization reforms carried out by Kemal Atatürk, the founder of the Turkish Republic.
“The president of this country should be a person who does not discriminate among his own people and who does not pursue sectarianism,” said Canpolat.
A press statement distributed at the conference stated that Turkey was passing through a turbulent time and complained of a “blind mentality” that incites hostilities among different segments of the society and “feeds on a rhetoric of hatred.” It praised İhsanoğlu for having “peaceful rhetoric,” promoting tolerance and heeding demands of Alevis and other groups in the society.
İhsanoğlu, the former secretary-general of the 56-nation Organization of Islamic Conference (OIC), is the joint candidate of five opposition parties, including the main opposition Republican People’s Party (CHP) and the Nationalist Movement Party (MHP). İhsanoğlu is the main contender of Prime Minister Recep Tayyip Erdoğan, who is also a candidate for his Justice and Development Party (AK Party), even though Erdoğan is widely expected to win the race despite his rhetoric that his critics say is polarizing the society and fueling sectarian rifts.
The third candidate standing in the election is Selahattin Demirtaş of the pro-Kurdish Peoples’ Democratic Party (HDP).
If no candidate gets more than 50 percent of the votes, a second round will be held between the two candidates that get the most votes on Aug. 24.
A main Alevi group, the Alevi-Bektashi Federation, has also announced support for İhsanoğlu in the upcoming election. The group, which represents nearly 200 associations and 150,000 members, called on Alevis in an announcement on Aug. 4 to go to the ballot boxes on Aug. 10 and “not to cast a single vote for Erdoğan,” accusing him of pursuing “sectarian and separatist policies.”

About yavuzbaydar

Yavuz Baydar 39 yıllık gazeteci. Mesleğe İsveç Radyosu'nda muhabir olarak başladı, oradan TV ve yazılı basına geçti. Sırasıyla Cumhuriyet İsveç muhabirliği, BBC Türkçe Servisi'nde yapımcı-sunuculuk, Yeni Yüzyıl'da dış haberler servis şefliği, Milliyet'te editörlük yaptı. 1999 yılı başında Milliyet Okur Temsilcisi olarak, medyada kurumsal bir 'özdenetim' yapısı olan ombudsmanlığı Türkiye'ye tanıtan ve ilk uygulayan kişi oldu. Bu görevi Milliyet ardından Sabah'ta da sürdürdü. Toplam 15 yıl süren bu görevi nedeniyle dünyanın en kıdemli ve 'uzman' ombudsmanlarından biri sayılıyor. Baydar, merkezi ABD'de bulunan Dünya Medya Ombudsmanları Örgütü'nde (ONO) başkanlık ve yürütme kurulu üyeliğini de üstlendi. Türkiye'ye döndüğü 1990'lı yılların ortasından bu yana çeşitli TV kanallarında başta Soru-Cevap olmak üzere çok sayıda analiz-tartışma programını hazırlayıp sunmuş olan Baydar, düzenli olarak Süddeutsche Zeitung ve The Arab Weekly için yorumlar yazmakta. Baydar, Ocak 2014'te bir grup meslektaşı ile beraber medya bağımsızlığı ve özgürlüğü alanında çalışmalar yürütmek üzere Bağımsız Gazetecilik Platformu'nun (P24) kurucu üyeleri arasında yer aldı. 2000 yılında 'Okur Temsilcisi' olarak yaptığı çalışmalar nedeniyle Çağdaş Gazeteciler Derneği'nin (ÇGD) Özel Ödülü'ne layık bulunan Baydar, 2014 yılında da, Avrupa'nın 'Pulitzer'i sayılan Avrupa Basın Ödülü'nü (EPP) 'meslekte mükemmeliyet' tanımlamasıyla aldı. 2004'te Michigan Üniversitesi'nde Knight-Wallace Araştırma Bursu ile 'Ortadoğu, demokrasi ve medya' konulu mesleki çalışmalar yapan Baydar, 2014 sonbaharında da Harvard Üniversitesi'ne bağlı Kennedy School'da 'Shorenstein Fellow' olarak Türkiye medyasında sansürün ve mali yozlaşmanın yayılmasını ele alan uzun bir rapor yayınladı. Baydar ayrıca Guardian, El Pais, New York Times gibi gazetelere de aralıklı olarak yorum ve analiz makaleleri yazıyor.
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s