Turkish PM Davutoğlu signals new constitutional amendments ahead

Turkey’s 62nd government will focus on amending the Constitution and speeding up the settlement process that aims to solve Turkey’s decades-old Kurdish problem, newly appointed Prime Minister Ahmet Davutoğlu announced on Monday.

Taking the floor in Parliament to announce the newly formed government’s agenda, Davutoğlu’s speech stated that the Justice and Development Party (AK Party) government has struggled against all kinds of tutelage over politics and society.

Davutoğlu said the current constitution has failed to satisfy contemporary Turkey’s needs, elaborating: “The current constitution is not appropriate for the Turkish people’s further demands, ideals or aims for a better future. The old kinds of political ideals and governing methods do not accord with the new Turkey.”

Signaling that the government will pursue the drawing up of a new constitution, Davutoğlu went on to say: “The current constitution falls short of reflecting the means of democratic checks and balances. It was built on the basis of controlling the national will through certain types of tutelage. Its strict centrist structure obstructs participation in democratic processes. We believe the constitution should be replaced with a new one.”

In terms of the content and structure of the planned constitution, Davutoğlu said it should focus on satisfying peoples’ demands through greater democracy and welfare, adding, “A civilian, more liberal and more pluralist constitution should not remain a promise to the Turkish people anymore.”

Describing the efforts to bring an end to the country’s Kurdish problem through the ongoing settlement process between the government and terrorist Kurdistan Workers’ Party (PKK) leader Abdullah Öcalan as very valuable, Davutoğlu continued: “This problem has held our society captive for decades. Seeking temporary solutions to the problem exacerbated it, threatening our unity. As the government, we will continue to back the settlement process in a stronger manner and coordinate the relevant institutions with each other for effective cooperation on the issue in order to reach a solution. We are ready to put the new methods required in place and to encourage broad segments of society to take part in the process to find an urgent solution to the problem. The AK Party government, since it came to power [in 2002], has put the most comprehensive plan into practice in terms of change, normalization and democratic change through amendments in education, public investment and subsidies and embraced this as state policy.”

About yavuzbaydar

Yavuz Baydar 39 yıllık gazeteci. Mesleğe İsveç Radyosu'nda muhabir olarak başladı, oradan TV ve yazılı basına geçti. Sırasıyla Cumhuriyet İsveç muhabirliği, BBC Türkçe Servisi'nde yapımcı-sunuculuk, Yeni Yüzyıl'da dış haberler servis şefliği, Milliyet'te editörlük yaptı. 1999 yılı başında Milliyet Okur Temsilcisi olarak, medyada kurumsal bir 'özdenetim' yapısı olan ombudsmanlığı Türkiye'ye tanıtan ve ilk uygulayan kişi oldu. Bu görevi Milliyet ardından Sabah'ta da sürdürdü. Toplam 15 yıl süren bu görevi nedeniyle dünyanın en kıdemli ve 'uzman' ombudsmanlarından biri sayılıyor. Baydar, merkezi ABD'de bulunan Dünya Medya Ombudsmanları Örgütü'nde (ONO) başkanlık ve yürütme kurulu üyeliğini de üstlendi. Türkiye'ye döndüğü 1990'lı yılların ortasından bu yana çeşitli TV kanallarında başta Soru-Cevap olmak üzere çok sayıda analiz-tartışma programını hazırlayıp sunmuş olan Baydar, düzenli olarak Süddeutsche Zeitung ve The Arab Weekly için yorumlar yazmakta. Baydar, Ocak 2014'te bir grup meslektaşı ile beraber medya bağımsızlığı ve özgürlüğü alanında çalışmalar yürütmek üzere Bağımsız Gazetecilik Platformu'nun (P24) kurucu üyeleri arasında yer aldı. 2000 yılında 'Okur Temsilcisi' olarak yaptığı çalışmalar nedeniyle Çağdaş Gazeteciler Derneği'nin (ÇGD) Özel Ödülü'ne layık bulunan Baydar, 2014 yılında da, Avrupa'nın 'Pulitzer'i sayılan Avrupa Basın Ödülü'nü (EPP) 'meslekte mükemmeliyet' tanımlamasıyla aldı. 2004'te Michigan Üniversitesi'nde Knight-Wallace Araştırma Bursu ile 'Ortadoğu, demokrasi ve medya' konulu mesleki çalışmalar yapan Baydar, 2014 sonbaharında da Harvard Üniversitesi'ne bağlı Kennedy School'da 'Shorenstein Fellow' olarak Türkiye medyasında sansürün ve mali yozlaşmanın yayılmasını ele alan uzun bir rapor yayınladı. Baydar ayrıca Guardian, El Pais, New York Times gibi gazetelere de aralıklı olarak yorum ve analiz makaleleri yazıyor.
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s