Why Erdoğan attends his political rallies, holding Quran

How Turkey’s ever-baffling voters will act a month from now is, still, a grand puzzle. There is no doubt June 7 will be a ‘national day of reckoning’ for the country.

It is a referendum about the ‘Erdoğan’s Way’, as much as a collective decision for the path to be chosen by roughly 56 million voters: ‘enough’ or ‘go ahead’ for the normalization; ‘yes’ or ‘no’ to what Latin America called ‘autogolpe’ (a power grab).

How much of a puzzle we stand before was verified the other evening when we — a group of select journalists — were presented an important survey conducted by Koç University, Ohio State University and the Open Society Foundation. The academic team was led by the respected Prof Ali Çarkoğlu, and supported by another scholar of high esteem, Prof. Ersin Kalaycıoğlu.

The core study aimed not to be just another guessing game of whether the party would come out winning or losing. Rather, as it was titled, it offered us comparative data on the social dynamics ahead of the June 7 elections. Conducted with around 2,000 people in 49 provinces, its value lay in the fact that similar studies were done before previous elections in 2002, 2007 and 2011.

The reading of the study makes it very clear, at the outset, that the positive perceptions for democratic transformation and hopes had, in many aspects, reached a peak in around 2011 — and this one followed the referendum on key constitutional amendments — at which point trends show a downward fall.

“Those who are dismayed about the way democracy functions are 45 percent,” Çarkoğlu told us. ‘This indicator, which we have monitored since 2006, was as low as 33 percent in 2011. From then on, a steady negative rise has been noted.”

The key element for the color of the vote remains a given: the economy. But, perhaps more crucially than ever before, the perceptions are about its downhill trends as well.

“Voter observations show negative signs” said Çarkoğlu.

“Those voters who thought the economy was going badly stood at 24 percent in 2013. This went up to 30 percent in 2014 and now it is as high as 48 percent.”

One focus of voter anxiety is unemployment (39 percent). Other indicators in the study also show a negative perception over the decreasing figures of growth.

The survey tells us that the public finds the AKP least successful in three areas: unemployment, its Syria policy and the fight against corruption. What it finds most successful is the headscarf issue, healthcare and urban transformation.

The survey is also a wake-up call for the public….

To read my full article, click here…

About yavuzbaydar

Yavuz Baydar 39 yıllık gazeteci. Mesleğe İsveç Radyosu'nda muhabir olarak başladı, oradan TV ve yazılı basına geçti. Sırasıyla Cumhuriyet İsveç muhabirliği, BBC Türkçe Servisi'nde yapımcı-sunuculuk, Yeni Yüzyıl'da dış haberler servis şefliği, Milliyet'te editörlük yaptı. 1999 yılı başında Milliyet Okur Temsilcisi olarak, medyada kurumsal bir 'özdenetim' yapısı olan ombudsmanlığı Türkiye'ye tanıtan ve ilk uygulayan kişi oldu. Bu görevi Milliyet ardından Sabah'ta da sürdürdü. Toplam 15 yıl süren bu görevi nedeniyle dünyanın en kıdemli ve 'uzman' ombudsmanlarından biri sayılıyor. Baydar, merkezi ABD'de bulunan Dünya Medya Ombudsmanları Örgütü'nde (ONO) başkanlık ve yürütme kurulu üyeliğini de üstlendi. Türkiye'ye döndüğü 1990'lı yılların ortasından bu yana çeşitli TV kanallarında başta Soru-Cevap olmak üzere çok sayıda analiz-tartışma programını hazırlayıp sunmuş olan Baydar, düzenli olarak Süddeutsche Zeitung ve The Arab Weekly için yorumlar yazmakta. Baydar, Ocak 2014'te bir grup meslektaşı ile beraber medya bağımsızlığı ve özgürlüğü alanında çalışmalar yürütmek üzere Bağımsız Gazetecilik Platformu'nun (P24) kurucu üyeleri arasında yer aldı. 2000 yılında 'Okur Temsilcisi' olarak yaptığı çalışmalar nedeniyle Çağdaş Gazeteciler Derneği'nin (ÇGD) Özel Ödülü'ne layık bulunan Baydar, 2014 yılında da, Avrupa'nın 'Pulitzer'i sayılan Avrupa Basın Ödülü'nü (EPP) 'meslekte mükemmeliyet' tanımlamasıyla aldı. 2004'te Michigan Üniversitesi'nde Knight-Wallace Araştırma Bursu ile 'Ortadoğu, demokrasi ve medya' konulu mesleki çalışmalar yapan Baydar, 2014 sonbaharında da Harvard Üniversitesi'ne bağlı Kennedy School'da 'Shorenstein Fellow' olarak Türkiye medyasında sansürün ve mali yozlaşmanın yayılmasını ele alan uzun bir rapor yayınladı. Baydar ayrıca Guardian, El Pais, New York Times gibi gazetelere de aralıklı olarak yorum ve analiz makaleleri yazıyor.
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s