What is left of the AKP?

After two-and-a-half months of Turkey running on empty and failing to form a coalition, the country is now set on the worst possible path to a new election, wasting a valuable year.

It is the self-destructive result of harsh, illegitimate political engineering, many agree, by President Recep Tayyip Erdoğan, who has insisted on pulling the strings behind the scenes.

I argued in an article for The Guardian newspaper soon after the June 7 election that Erdoğan had “lost.” What seems to have been staged since the election is simply a set of moves that will only extend his period with pretensions of executive power, and deepen the systemic crisis Turkey has tumbled into.

It is not only Erdoğan who proceeds on the losing path. It is what happens to the Justice and Development Party (AKP), once a symbol of hope and democratic change, under his constant misguidance. What’s left of the AKP, as of 2015, equals a null; and far worse, its state of being “devoid of vision” leaves Turkey once more with a huge crater in the center of the nation’s politics.

To understand the ideological implosion of the AKP, beginning soon after the key referendum in late-2010, I’d like to share some excerpts of the pledges to remind you of what its party program (still) claims.

This will make comparisons with Turkey today much easier.

Here are some of the pledges that are still online:

“With its honest, dynamic, high-principled cadres and a political perspective to open the horizons of our country, our party’s objective is to put an end to the troubles suffered by our people for several years…”

“One of the main principles of our party is the proverb, ‘Unless everyone is free, no one is free’. Our party considers as one of its most important tasks, the assurance of democratization by placing the individual at the center of all its policies, and to provide and protect fundamental human rights and freedoms.”

“Our party constitutes a ground where the unity and the integrity of the Republic of Turkey, the secular, democratic, social state of law, and the processes of civilianization, democratization, freedom of belief and equality of opportunity are considered essential.”

“Deficiencies destroying societies and governments, such as decadence, corruption, irregularities, profiteering, favoritism, inequality in front of the law, inequality of opportunities, racism, partisanship, [and] despotism are the areas where our party will fight against most intensely.”

“No individual or institutional oppression is acceptable.”

“The most significant element of trust in a society is the belief of individuals living in the society that their rights and freedoms are respected… [It] is the basic condition for the establishment of social peace and stability, and for the acceptance of a democratic political regime by the people.”

“The opinions and suggestions of the volunteer establishments, non-governmental organizations active in the area of human rights shall be taken into consideration; a tight cooperation shall be established between the government and these organizations.”

“The freedoms of thought and expression shall be built up on the basis of international standards, thoughts shall be freely expressed, and differences shall be regarded as an asset.”

“One of the essential conditions of contemporary democracies is the existence of the free press. Therefore, the entire legal framework regarding the media shall be revised, while bans and penalties against the media’s freedom of expression and not befitting the requirements of democratic social arrangements shall be lifted beginning with the Constitution. The freedoms of the written press and visual media shall be meticulously protected and monopolization shall not be allowed.”

“The freedom to seek one’s rights and the right to be justly tried shall be achieved with all its elements. Ways for individuals to seek their rights shall be facilitated.”

“Practices such as torture, death under custody, missing people, murders whose perpetrators are unknown, which are unacceptable in a democratic state of law[,] shall be seriously prosecuted, transparency shall be ensured. Complaints of all citizens in this subject shall be considered, the necessary arrangements shall be made to provide deterrence, those responsible shall not go without punishment.”

About yavuzbaydar

Yavuz Baydar 39 yıllık gazeteci. Mesleğe İsveç Radyosu'nda muhabir olarak başladı, oradan TV ve yazılı basına geçti. Sırasıyla Cumhuriyet İsveç muhabirliği, BBC Türkçe Servisi'nde yapımcı-sunuculuk, Yeni Yüzyıl'da dış haberler servis şefliği, Milliyet'te editörlük yaptı. 1999 yılı başında Milliyet Okur Temsilcisi olarak, medyada kurumsal bir 'özdenetim' yapısı olan ombudsmanlığı Türkiye'ye tanıtan ve ilk uygulayan kişi oldu. Bu görevi Milliyet ardından Sabah'ta da sürdürdü. Toplam 15 yıl süren bu görevi nedeniyle dünyanın en kıdemli ve 'uzman' ombudsmanlarından biri sayılıyor. Baydar, merkezi ABD'de bulunan Dünya Medya Ombudsmanları Örgütü'nde (ONO) başkanlık ve yürütme kurulu üyeliğini de üstlendi. Türkiye'ye döndüğü 1990'lı yılların ortasından bu yana çeşitli TV kanallarında başta Soru-Cevap olmak üzere çok sayıda analiz-tartışma programını hazırlayıp sunmuş olan Baydar, düzenli olarak Süddeutsche Zeitung ve The Arab Weekly için yorumlar yazmakta. Baydar, Ocak 2014'te bir grup meslektaşı ile beraber medya bağımsızlığı ve özgürlüğü alanında çalışmalar yürütmek üzere Bağımsız Gazetecilik Platformu'nun (P24) kurucu üyeleri arasında yer aldı. 2000 yılında 'Okur Temsilcisi' olarak yaptığı çalışmalar nedeniyle Çağdaş Gazeteciler Derneği'nin (ÇGD) Özel Ödülü'ne layık bulunan Baydar, 2014 yılında da, Avrupa'nın 'Pulitzer'i sayılan Avrupa Basın Ödülü'nü (EPP) 'meslekte mükemmeliyet' tanımlamasıyla aldı. 2004'te Michigan Üniversitesi'nde Knight-Wallace Araştırma Bursu ile 'Ortadoğu, demokrasi ve medya' konulu mesleki çalışmalar yapan Baydar, 2014 sonbaharında da Harvard Üniversitesi'ne bağlı Kennedy School'da 'Shorenstein Fellow' olarak Türkiye medyasında sansürün ve mali yozlaşmanın yayılmasını ele alan uzun bir rapor yayınladı. Baydar ayrıca Guardian, El Pais, New York Times gibi gazetelere de aralıklı olarak yorum ve analiz makaleleri yazıyor.
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s