NYT: ‘Germans did the right thing; it’s genocide’

NYT editorial:


arm

In what has become an almost annual exercise, Turkey has thrown a fit because someone has spoken the truth about its dark past. This time, it has pulled its ambassador from Berlin and threatened dire consequences over a resolution, passed overwhelmingly by the German Parliament on Thursday, declaring that the century-old massacre of Ottoman Armenians was a genocide.

That is what Turkey does every time a foreign government dares to challenge its discredited claim that the Armenians perished in the cruel fog of World War I, and not in a premeditated attempt to eradicate a people. Germany’s claims to the contrary,

Turkish legislators huffed in a statement, are “based on biased, distorted and various subjective political motives.”

No, it was a genocide, the first of the 20th century.

Historians have established beyond reasonable doubt that as many as 1.5 million Armenians were deliberately killed or sent on death marches in 1915-16 by the disintegrating Ottoman Empire, fearful that they and other Christian minorities could side with Russia in the war.

For Armenians, millions of whom were left scattered around the world, gaining recognition that the slaughter was a genocide — a deliberate atrocity, and not collateral damage — has been a long and passionate national mission, which has resulted in formal recognition by more than 20 countries.

The Armenians are fully justified in their quest for a historical reckoning. But the more the world has recognized that, the more aggressively Turkey has stormed and shouted. A couple of years ago, when President Recep Tayyip Erdogan was still a relatively broad-minded prime minister, he seemed prepared to take a more conciliatory stance on the Armenian issue. It never happened, and the increasingly autocratic Mr. Erdogan warned Germany’s chancellor, Angela Merkel, in advance that relations with Germany — “bilateral, diplomatic, economic, trade, political and military” — would be damaged by the resolution.

Mr. Erdogan’s threats are not without effect. Turkey is a crucial NATO ally in the upheavals of the Middle East, and especially important to Germany and the European Union as they try to stem the flow of Syrian refugees. Ms. Merkel was not present for the vote, though she did not oppose it. President Obama, who as a candidate in 2008 pledged to recognize the events of 1915 as a genocide, has failed to do so.

The damage done to Turkey’s relations with the Armenians and its NATO allies is the responsibility of that large majority of Turks who refuse to acknowledge a dark blot on their history, not those who seek to commemorate the tragedy. The Germans, who have admirably confronted the terrible genocide in their own history, did the right thing in defying Mr. Erdogan’s threats.

About yavuzbaydar

Yavuz Baydar 39 yıllık gazeteci. Mesleğe İsveç Radyosu'nda muhabir olarak başladı, oradan TV ve yazılı basına geçti. Sırasıyla Cumhuriyet İsveç muhabirliği, BBC Türkçe Servisi'nde yapımcı-sunuculuk, Yeni Yüzyıl'da dış haberler servis şefliği, Milliyet'te editörlük yaptı. 1999 yılı başında Milliyet Okur Temsilcisi olarak, medyada kurumsal bir 'özdenetim' yapısı olan ombudsmanlığı Türkiye'ye tanıtan ve ilk uygulayan kişi oldu. Bu görevi Milliyet ardından Sabah'ta da sürdürdü. Toplam 15 yıl süren bu görevi nedeniyle dünyanın en kıdemli ve 'uzman' ombudsmanlarından biri sayılıyor. Baydar, merkezi ABD'de bulunan Dünya Medya Ombudsmanları Örgütü'nde (ONO) başkanlık ve yürütme kurulu üyeliğini de üstlendi. Türkiye'ye döndüğü 1990'lı yılların ortasından bu yana çeşitli TV kanallarında başta Soru-Cevap olmak üzere çok sayıda analiz-tartışma programını hazırlayıp sunmuş olan Baydar, düzenli olarak Süddeutsche Zeitung ve The Arab Weekly için yorumlar yazmakta. Baydar, Ocak 2014'te bir grup meslektaşı ile beraber medya bağımsızlığı ve özgürlüğü alanında çalışmalar yürütmek üzere Bağımsız Gazetecilik Platformu'nun (P24) kurucu üyeleri arasında yer aldı. 2000 yılında 'Okur Temsilcisi' olarak yaptığı çalışmalar nedeniyle Çağdaş Gazeteciler Derneği'nin (ÇGD) Özel Ödülü'ne layık bulunan Baydar, 2014 yılında da, Avrupa'nın 'Pulitzer'i sayılan Avrupa Basın Ödülü'nü (EPP) 'meslekte mükemmeliyet' tanımlamasıyla aldı. 2004'te Michigan Üniversitesi'nde Knight-Wallace Araştırma Bursu ile 'Ortadoğu, demokrasi ve medya' konulu mesleki çalışmalar yapan Baydar, 2014 sonbaharında da Harvard Üniversitesi'ne bağlı Kennedy School'da 'Shorenstein Fellow' olarak Türkiye medyasında sansürün ve mali yozlaşmanın yayılmasını ele alan uzun bir rapor yayınladı. Baydar ayrıca Guardian, El Pais, New York Times gibi gazetelere de aralıklı olarak yorum ve analiz makaleleri yazıyor.
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s