Turkish media a punch bag, Internet next battleground

Bugün, Evrensel, Yurt, Birgün, Zaman, Yeni Çağ, the Cihan news agency, Samanyolu Haber TV, Aydınlık, Ulusal TV, Kanaltürk and Today’s Zaman.

 

Those are the names of the 12 news outlets that were banned from covering a key event in Turkish politics on Thursday, when the ruling Justice and Development Party (AKP) said farewell to its leader, President-elect Recep Tayyip Erdoğan, in what was termed the turning point for a “regime shift.”

The apparent marginalization of parts of the press is a reminder of how little — if anything at all — has changed in terms of (dis)respect for media freedom. In earlier times, when the tutelage was “owned” by the military, the format was the same; any newspaper or TV channel that was seen as an “adversary” — i.e., critical — was systematically banned from accreditation.

Now that the AKP under Erdoğan has chosen to take over the tutelage — instead of burying it forever — the punch bag will continue to be this profession of ours.

The measures show how all the congress talk about a “new Turkey” equipped with freedom and respect is illusory. The reality is ugly, and it may sound ostentatious but it will be much, much uglier in the domain of freedom of expression and the media.

The recent incident in Çanakkale illustrates where things are heading.

In an underreported development, İlhan Kaya, the publisher a local newspaper, Demokrat, was arrested simply because he talked critically of Erdoğan over the phone when he was in the Çanakkale Teachers’ House. Some representatives of the house intervened, threatening Kaya, while attempting to block him from what they called “demeaning the high people of the state.” Police were called in and Kaya was arrested and, in his words, “forced to give a statement” without a prosecutor’s order.

Over the recent years, event after event has caused grave concern, and it has now come to this. Do not talk critically of “our masters” or you face trouble. If the scandal inspires outrage, then worse is yet to come.

After their speeches, it is now apparent that both President Erdoğan and Prime Minister Davutoğlu read the term “new Turkey” as the one whose main criteria will be measured by how subservient and uncritical the media (and how subordinate the judiciary) will be.

This means that the integrity and honor of journalism will be the defining battleground, where the resiliency of journalists will be tested under disproportionate siege conditions.

In terms of resistance, conventional media (newspapers and TV) fight the “small pockets.” It is only the Zaman and İpek Media, and to a certain extent the Doğan Media, groups that are facing growing financial pressure. Likewise, independent dailies Cumhuriyet, Taraf and Sözcü are under similar stress.

Three large media groups — Demirören (Milliyet and Vatan), Ciner (Habertürk) and Doğuş (NTV) — have resorted to a non-critical, heavily self-censored “production.”

The rest is what can be termed “partisan press” like what Birgün does, focusing more and more on reporting rather than opinion, but their readership is small.

This means that roughly more than 80 percent of the conventional media in Turkey is either under government — meaning Erdoğan — control or strictly submissive.

Nobody should be surprised if, in a year from now, we have an immense pro-government press and a tiny and largely partisan press, both of which lack quality reporting.

This has already resulted in a large shift of independent news operations onto the Internet. The most recent, rather gloomy Freedom House report, titled “The struggle for Turkey’s Internet,” astutely predicts that the Internet will be the next battleground between authoritarianism and decent journalism.

The recent successful “experiments” in banning YouTube and Twitter illustrate that the prospects are not good. The country’s chief telecommunications provider, Türk Telekom, continues to hold a monopoly over Internet infrastructure and broadband services, despite its privatization in 2005. “With Türk Telekom still 30 percent state-owned, the independence of the country’s dominant Internet provider is a matter of serious concern,” Freedom House said.

Note: It has been an intense summer. Some time off is much needed. I will be back writing this column on Sept. 12.

About yavuzbaydar

Yavuz Baydar 39 yıllık gazeteci. Mesleğe İsveç Radyosu'nda muhabir olarak başladı, oradan TV ve yazılı basına geçti. Sırasıyla Cumhuriyet İsveç muhabirliği, BBC Türkçe Servisi'nde yapımcı-sunuculuk, Yeni Yüzyıl'da dış haberler servis şefliği, Milliyet'te editörlük yaptı. 1999 yılı başında Milliyet Okur Temsilcisi olarak, medyada kurumsal bir 'özdenetim' yapısı olan ombudsmanlığı Türkiye'ye tanıtan ve ilk uygulayan kişi oldu. Bu görevi Milliyet ardından Sabah'ta da sürdürdü. Toplam 15 yıl süren bu görevi nedeniyle dünyanın en kıdemli ve 'uzman' ombudsmanlarından biri sayılıyor. Baydar, merkezi ABD'de bulunan Dünya Medya Ombudsmanları Örgütü'nde (ONO) başkanlık ve yürütme kurulu üyeliğini de üstlendi. Türkiye'ye döndüğü 1990'lı yılların ortasından bu yana çeşitli TV kanallarında başta Soru-Cevap olmak üzere çok sayıda analiz-tartışma programını hazırlayıp sunmuş olan Baydar, düzenli olarak Süddeutsche Zeitung ve The Arab Weekly için yorumlar yazmakta. Baydar, Ocak 2014'te bir grup meslektaşı ile beraber medya bağımsızlığı ve özgürlüğü alanında çalışmalar yürütmek üzere Bağımsız Gazetecilik Platformu'nun (P24) kurucu üyeleri arasında yer aldı. 2000 yılında 'Okur Temsilcisi' olarak yaptığı çalışmalar nedeniyle Çağdaş Gazeteciler Derneği'nin (ÇGD) Özel Ödülü'ne layık bulunan Baydar, 2014 yılında da, Avrupa'nın 'Pulitzer'i sayılan Avrupa Basın Ödülü'nü (EPP) 'meslekte mükemmeliyet' tanımlamasıyla aldı. 2004'te Michigan Üniversitesi'nde Knight-Wallace Araştırma Bursu ile 'Ortadoğu, demokrasi ve medya' konulu mesleki çalışmalar yapan Baydar, 2014 sonbaharında da Harvard Üniversitesi'ne bağlı Kennedy School'da 'Shorenstein Fellow' olarak Türkiye medyasında sansürün ve mali yozlaşmanın yayılmasını ele alan uzun bir rapor yayınladı. Baydar ayrıca Guardian, El Pais, New York Times gibi gazetelere de aralıklı olarak yorum ve analiz makaleleri yazıyor.
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s